Hakkımızda

Sahnelerin ve setlerin vazgeçemediği ünlü makyör
Makyaj Profesörü Corci

Asıl adı Yavuz Birsel ama Türkiye onu Corci olarak tanıyor.1971 yılında önce İngiltere’ye gidip sahne sanatları eğitimi alıyor. Türkiye’ye döndüğünde makyaj dalının 1 numarası oluyor. Sabun imalatından dizi film yapımcılığına kadar her işi yapıyor. Türkiye’yi Halk Eğitim Merkezleri üzerinden dolaşıp binlerce kadına seminerler veriyor. Bugünlerde Kemal Tahir’in “Esir Şehrin İnsanları” adlı eserinin film çekimlerinde bin 500 oyuncuyu 1920’li yıllara götürüyor.

Üsküdar’daki tarihi Toptaşı Cezaevi bugünlerde dev bir film platosu. Kemal Tahir’in “Esir Şehrin İnsanları” adlı romanı, dizi film film olarak TRT’de yayınlanacak. Cezaevinin kalın taş duvarlı avluları, zaman tüneline açılıyor. Bir anda kendinizi 1920’lerde buluyorsunuz. O dönem insanlarının makyajını Corci yapıyor. Dizinin bin 500 oyuncusu, onun maharetli ellerine teslim. Çekim planına göre günde 20 ile 70 oyuncuyu 80 yıl öncesine götürüyor. Ülkemizin en ünlü makyörü, 50. yılını geride bıraksa da mesleğinin baharında. Corci diyor ki:

– Daha yolun yarısına gelmedim. Kapımı bu mesleği öğrenmek isteyen yetenekli gençlere her zaman açık tuttum. Geçen yıl 65 ilde Halk Eğitim Merkezi bünyesinde 21 bin kadına seminer verdim.

Yorgancıbaşı Fethi Bey

Corci’nin yaşam felsefesini “Hayallere ulaşmak cesaret ister” sözü belirliyor.

Üstat daha 19 yaşındayken, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahneye çıkıyor. Bir gece hava muhalefeti nedeniyle oyun iptal ediliyor. O gece “cesaret” ile “çılgınlık” kolkola giriyor, Corci’yi İstanbul’dan alıp Frankfurt üzerinden Londra’ya atıyor.

Corci, Beylerbeyi Sarayı’nda Yorgancıbaşı Mehmet Fethi Bey’in torunu olarak Londra’da bulaşıkçılık ve ütücülük yapıyor. Ama hedefine varıyor:

– 1970’te Holbourn Sinema Televizyon Akademisi Sahne Sanatları Bölümü’ne girdim.

Ülkeye dönüş yolunu ancak dokuz yıl sonra buluyor.

Londra’da ortama o kadar iyi uyum sağlıyor ki İstanbul’daki arkadaşlarına yolladığı mektuplarına “George” diye imza atıyor. Zaten esas adı “Yavuz Birsel” ile arasında kavgalı bir pozisyon oluşuyor:

– İngilizler Yavuz ismini hiçbir zaman telaffuz edemediler. Ben de Yavuz ismini kaba buluyorum. Benim gibi bir sanatçıya yakışmıyordu.

İngiltere döneminde kısa bir tatil için 1973’te memlekete geliyor. Turgut Boralı isim uyarısı yapıyor:

– Sen George oldum, diyorsun ama burada senin isminden üç kişi daha var. Elini sallasan Corc’a (George) çarpıyor. En iyisi senin adın Corci olsun!

Üstat aynı hafta içinde nüfus kütüğü niyetine, görkemli bir şövalye yüzüğün üzerine “Corci” yazdırıp sol elinin yüzük parmağına takıyor. Ünlü yüzük 30 yıldır aynı parmakta duruyor. Artık onu doğuran kutsal kadın bile “Corci” diye hitapediyor.

Jilet gibi delikanlı
Corci yurda dönünce Londra’dayken tanıştığı Ali Poyrazoğlu’na gidiyor. O sırada sahnelenmekte olan “Sinekler de Olacak” adlı oyunda sanatçıların makyajlarını yapıyor. Korhan Abay ve Aydemir Akbaş’la birlikte çalışıyor. Ancak Corci’nin şöhreti jiletlerarası bir reklam savaşıyla parlıyor. 1980’lerin ilk yılları Ayhan Işık’ın oynadığı jilet reklam filmi çok başarılı oluyor. Rakip firma Şener Şen ile birlikte oynayacak genç ve yakışıklı jön arıyor. Bu talihli rol Corci’ye öneriliyor. O da kabul ediyor. Sonrası, gel şöhretim gel…

1980 ve 90’lar Corci’nin sanat hayatının altın yılları oluyor. Kadınların Corci’nin makyaj önerilerini almadan evden çıkmadığı programlar hep bu dönemde yapılıyor. Her şey yolunda gidiyor, derken Corci ortadan kayboluyor. Uzun bir süre ortada görünmeyen Corci, “kayıp aranıyor” yıllarında neler yaptığını şöyle anlatıyor:

– 1990’ların başında aklımı çeldiler, “Corci marka sabun yap” dediler. Tüm birikimi bu işe yatırdım. Saça, başa, kaşa, göze demeden her uzuv için ayrı sabun yaptım. Avrupa’da yılın en çok satan ikinci ürünü oldu. Ancak sabunlar Türkiye’de yeterli ilgiyi görmedi.

Corci bir de içerden hançerlenme yaşıyor:
– Yanımdakiler ürünleri el altından sattılar. İmalathanedekiler çevrelerine bedava dağıttılar. Gözümün önünde bakkala, kasaba verdiler. Kimseye verme, diyemedim.

Sabun macerası Corci’ye 1990 fiyatlarıyla 60 milyon liraya patlıyor.

Ancak Corci’de geri vites bulunmuyor. HBB adlı televizyon kanalı için dizi film çekiyor. Başrollerini Alev Sezer ve Esmeray’ın paylaştığı diziden 75 milyon lira kazanıyor, borçlarını sıfırlayıp düze çıkıyor. Tam talihli noktaya ulaşmışken bir başka “kör salih” çıkageliyor:

– Dizi beğenildi derken, prodüksiyon işini yapanlar imzamı taklit edip paraları çaldılar. İkinci defa aldatılınca bir süre ara vermeye karar verdim.

Bir evi bile yok
Corci, 50 yıl çalışmasının ardından tapusu kendine ait bir eve bile sahip olacak birikimi oluşturamıyor. Bunun da Corcice bir açıklaması var:

– Sanatla ticari kaygılar bir arada olamaz.

“Makyaj yapıp borçlandım” diyor.
Meslek hayatı boyunca Corci, Hülya Avşar, Türkan Şoray, Şener Şen, Kadir İnanır gibi ünlülere makyaj yapıyor. Sanatçı dostlukları da yüze yapılan makyaja benziyor. Corci bu konuda da dobracı:

– Sanatçı vefasız olur!

Peki kendisi nasıl? Orada da çuvaldıza sarılıyor:

– Hiçbir ünlüyü arayıp sormam. Benim işe ihtiyacım olduğunu düşünmelerini istemem. Hatta onlarla karşılaşmamak için gece dışarı bile çıkmıyorum!

Üç nesile makyaj yaptığını söyleyen Corci’nin en çok kızdığı isimler arasında hiçbir bilgiye sahip olmadan makyöz olduğunu iddia edenler yer alıyor.Corci sanatın bir dalı olarak tanımladığı makyajın yeteneksiz ve bilgisiz kişilerce yapılmasını affedemiyor:

– Makyaj çantasına sahip olmakla makyöz olunmaz. Bir taraftan sanatçının kostümünü taşıyıp diğer taraftan rimel sürüyorlar. Makyözlük dul kadın mesleği oldu! 20 yaşında evlenip 25 yaşında boşanan kadınlar kursa gidip “makyözüm” diyorlar. Sıradan bir kadını ele alalım. Eline bir makyaj çantası verelim. Tanınmıyor ya, atsın Afganistan’dan geldim desin. Fiziği de güzelse hemen şişiriliyor.

Corci, hayatının en mutlu dönemini geçtiğimiz yıl çıktığı turnede yaşıyor. Her yaştan binlerce kadına makyaj konusunda bilgi birikimini aktarıyor. Corci, artık gösteri dünyasına makyaj yapmayacağını da sözlerine ekliyor. Amacı ona ulaşamayan genç kuaförlere gelin makyajını öğretmek…

Okan benden esinlendi
1990’larda Number 1 TV için 196 bölümlük bir program yaptım. Programın içeriği gündemdeki klipler, filmler ve sanatçıların eleştirisi üzerineydi. Sponsorumuz Lee’yi yurtdışından bir firma alınca program durduruldu. Şimdi aynı formatı Okan Bayülgen kullanıyor.

İnadına sattım
Bir zamanlar yatırım için bir ev almıştım. Yanımdakiler, “Biz çalışıyoruz, sen ev alıyorsun” deyince, ertesi sabah evi satışa çıkardım. Evi makyajla ilgili ajans kurmak için almıştım. Satıştan elime geçen parayı Amerika’da 10 günde yedim.

Şarap gibiyim
Benim için “Eski moda makyör” diyorlar. Makyaj pastasından pay istiyorlar. Ancak artık ortada dilim yok. Meslek hayatım boyunca kendimi sürekli yeniledim. Kitaplığımda sadece tarihte makyaj konulu 800’ün üzerinde kitap var. Araştırmalarım hala devam ediyor. Yani yıllandıkça değerim artıyor.

Tarihi hata
Bir kanal tarihi dizi yayınlıyor. Başrol oyuncusu, Sultan mı, yoksa Zeytinburnu’nda nişana giden bir kadın mı belli değil. Bir karede ruju kırmızı, diğerinde pembe. Padişah deseniz gerçeğiyle alakası yok. Hadi diyelim makyöz tarihi bir kitabı hiç açıp incelemedi, hata yönetmenin gözünden nasıl kaçıyor?

Ahlaksız teklif
Yerli kozmetik firmalarına küskünüm. Kadınlara hep “Ambalaja para vermeyin. Yerli ürünleri seçin, içerikleri aynı” önerisinde bulundum. Bir firmadan telefon geldi, “Seninle çalışırız ama falanca mankeni bana getirirsen” diye. Çok sinirlendim, telefonu yüzüne kapadım.

İki hediye
Hayatım boyunca iki kişinin hediyesini kabul ettim. Biri Muazzez Abacı’nın doğum günümde aldığı ceket. Diğeri ise Bülent Ersoy tüm ekibe saat hediye etmişti. Ben de payıma düşeni aldım.

X